Renal denervasyon, böbrek atardamarlarının duvarında seyreden sempatik sinir uçlarının kateter yoluyla etkisizleştirildiği minimal invaziv bir işlemdir. Bu sinirler kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar; aşırı çalıştıklarında tansiyon ilaçlara rağmen yüksek seyredebilir. İşlemin amacı bu aşırı sinyal iletimini azaltarak kan basıncını kontrol altına almaktır.
Tansiyonun ilaca rağmen yüksek seyretmesi yalnızca bir ölçüm sorunu değildir. Sürekli yüksek kan basıncı kalp kasını kalınlaştırır, ritim bozukluğu riskini artırır, böbrek ve beyin damarlarını yıpratır. Dirençli hipertansiyonda inme ve kalp yetmezliği riski, kontrol altındaki hastalara göre belirgin biçimde yüksektir. Renal denervasyon bu noktada, ilaç tedavisinin yanına eklenen bir seçenek olarak değerlendirilir.
Renal denervasyon kimlere uygulanır?
İşlem, her yüksek tansiyon hastası için değil, dirençli hipertansiyon tablosundaki hastalar için düşünülür. Başlıca aday grupları şunlardır:
- Biri idrar söktürücü olmak üzere en az üç tansiyon ilacını uygun dozda kullanmasına rağmen hedef değerlere ulaşamayan hastalar
- İlaç yan etkileri nedeniyle tedaviye devam edemeyen hastalar
- İlaç kullanımını sürdürmekte zorlanan, ilaç yükünü azaltmak isteyen hastalar
Karar vermeden önce tansiyon yüksekliğinin başka bir nedene bağlı olup olmadığı araştırılır. Böbrek atardamarı darlığı, hormonal bozukluklar ve uyku apnesi gibi durumlar dışlanır. Ölçümlerin doğruluğu da önemlidir; gece yüksek seyreden tansiyon ya da yalnızca hekim önünde yükselen değerler ayrı ayrı değerlendirilir. Ayrıca böbrek fonksiyonlarının ve damar anatomisinin işleme uygun olması gerekir.
Tedavi Seçenekleri: İlaç Düzenlemesi mi, Renal Denervasyon mu?
Dirençli hipertansiyonda ilk adım renal denervasyon değil, tedavinin gözden geçirilmesidir. Değerlendirmede şunlara bakılır: tansiyonun evde ya da 24 saatlik tansiyon holteriyle doğrulanıp doğrulanmadığı, ilaçların düzenli ve uygun dozlarda kullanılıp kullanılmadığı, tuz tüketimi, kilo, alkol ve tansiyonu yükseltebilen ilaçlar (örneğin bazı ağrı kesiciler).
Birçok hastada ilaçların birleştirilmesi, dozların düzenlenmesi ya da dördüncü basamakta mineralokortikoid reseptör antagonisti grubundan bir ilacın eklenmesiyle tansiyon kontrol altına alınır. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) 2024 hipertansiyon kılavuzu, bu adımlara rağmen tansiyonu yüksek kalan ve böbrek işlevi yeterli olan hastalarda renal denervasyonun bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini belirtir. Karar, hastanın tercihi de göz önüne alınarak bu işlemde deneyimli bir ekiple ortak verilir. Renal denervasyon ilaçların yerine geçmez; çoğu hastada ilaç tedavisiyle birlikte sürdürülür.
Kimlerde uygun değildir? Böbrek işlevi ileri derecede bozuk hastalar, böbrek atardamarının yapısı işleme elverişli olmayanlar (çok ince damar, darlık ya da daha önce stent takılmış damar) ve tansiyon yüksekliği tedavi edilebilir başka bir nedene bağlı olanlar.
İşlem nasıl yapılır?
Genel anestezi gerekmez; işlem bilinçli sedasyon altında yapılır. Kasıktaki atardamardan girilerek ince bir kateter böbrek atardamarlarına ilerletilir. Kateterin ucundan verilen radyofrekans enerjisi veya ultrason dalgalarıyla damar duvarındaki sinir uçları etkisizleştirilir. Aynı işlem her iki böbrek atardamarına uygulanır. Toplam süre genellikle bir saat civarındadır.
İşlem sonrası süreç
Hastalar çoğunlukla aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. Giriş yerinde birkaç gün sürebilen hassasiyet olağandır. Burada bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: tansiyondaki düşüş hemen ortaya çıkmaz. Etki haftalar içinde başlar ve tam yanıt üç ila altı ayda belirginleşir.
Bu nedenle ilaçlar işlemden sonra kendiliğinden kesilmez. Tansiyon takibi sürdürülür ve ilaç sayısı ya da dozu hekim kontrolünde kademeli olarak gözden geçirilir.
Riskler ve dikkat edilmesi gerekenler
Girişimsel bir işlem olduğu için giriş yerinde morarma veya kanama görülebilir. Böbrek atardamarında hasar oluşması nadir bir durumdur. İşlem sırasında kontrast madde kullanıldığından böbrek fonksiyonları öncesinde ve sonrasında takip edilir. Yanıtın her hastada aynı düzeyde olmadığı, bazı hastalarda beklenen düşüşün sağlanamayabileceği de baştan bilinmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Göğüs veya karın açılmaz; işlem kasıktaki damardan girilerek kateterle yapılır. Genel anestezi gerekmez, işlem bilinçli sedasyon altında yapılır. Kateter böbrek atardamarlarına ilerletilir ve damar duvarındaki sinir uçları enerjiyle etkisizleştirilir. Kesi ya da dikiş yoktur; giriş yerinde yalnızca küçük bir iğne izi kalır.
İşlem yaklaşık bir saat sürer. Hastaların çoğu bir gecelik takip sonrası taburcu edilir. Sonraki birkaç gün giriş yerinde hassasiyet olabilir ve ağır kaldırmaktan kaçınılır. Tansiyon evde düzenli olarak ölçülüp kaydedilir; kontrollerde ilaç tedavisi bu ölçümlere göre gözden geçirilir ve ilaçlar kendiliğinden azaltılmaz.
Sinirlere enerji verildiği kısa anlarda karın ya da bel bölgesinde geçici bir ağrı hissedilebilir. Bu nedenle işlem bilinçli sedasyon ve ağrı kesici eşliğinde yapılır; hastaların çoğu işlemi rahat geçirir. İşlemden sonra genellikle yalnızca kasıktaki giriş yerinde birkaç gün sürebilen hafif bir hassasiyet kalır.
Renal denervasyon uygulamasına ilişkin değerlendirmelerimiz Sabah gazetesinde de yer aldı.