Paravalvüler kapatma, kalp kapakçığı implantasyonu sonrası kapak çevresindeki (paravalvüler) sızıntıları tedavi etmek için uygulanan minimal invaziv bir yöntemdir. Kapak protezi yerleştirildikten sonra, bazı hastalarda yeni kapak çevresinde kan kaçakları oluşabilir. Bu kaçaklar, kalbin etkinliğini olumsuz etkileyebilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Paravalvüler sızıntı, genellikle aort, mitral veya triküspid kapak çevresinde meydana gelir.
Paravalvüler Kaçak Hangi Belirtileri Verir?
Küçük kaçakların çoğu belirti vermez ve yalnızca kontrol ekokardiyografisinde fark edilir. Kaçak büyüdükçe iki tür sorun öne çıkar: kalp yetmezliği belirtileri (nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik) ve kanın dar bir aralıktan hızla geçerken alyuvarların parçalanmasına bağlı kansızlık (hemoliz). Hemolizde halsizlik, idrar renginde koyulaşma ve tekrarlayan kan nakli ihtiyacı görülebilir.
Tanıda yemek borusundan yapılan ekokardiyografi (transözofageal EKO) ve gerektiğinde bilgisayarlı tomografi, kaçağın yerini, boyutunu ve şeklini gösterir. Kaçak, cerrahi olarak takılan kapakların yanı sıra TAVI ile yerleştirilen kapakların çevresinde de görülebilir.
Paravalvüler Kaçak Kapatma Nasıl Yapılır?
Paravalvüler kapatma işlemi, kateter yoluyla yapılan bir müdahale ile kaçak alanının kapatılmasını sağlar. Genellikle balon anjiyoplasti veya özel cihazlar kullanılarak yapılır. Bu işlem, açık cerrahiye kıyasla daha az invazivdir ve hastalar hızlı bir şekilde iyileşebilir.
✔ Minimal invaziv olduğu için hastalar daha hızlı iyileşir ve daha kısa sürede taburcu edilir.
✔ Kapak çevresindeki sızıntıları kontrol altına alarak kalp fonksiyonlarını iyileştirir.
✔ Açık kalp cerrahisi gerektirmeden kalp kapakçığı sorunları çözülür.
Kaçak bölgesine ulaşmak için kapağın yerine göre kasıktaki toplardamardan (kalbin iki kulakçığı arasındaki duvar geçilerek), atardamardan ya da seçilmiş hastalarda göğüs duvarından kalbin ucuna girilir. Kaçak, şemsiye ya da tıkaç biçimindeki kapatma cihazlarıyla doldurulur. Cihazın konumu işlem sırasında transözofageal EKO ve floroskopiyle izlenir; yapay kapağın hareketini engellemediği doğrulandıktan sonra cihaz serbest bırakılır.
Kimlere Uygulanır, Kimlerde Gerekmez?
- Belirti veren kalp yetmezliğiyle birlikte anlamlı kaçağı olan hastalar
- Kan nakli gerektiren ya da süregiden hemolizi olan hastalar
- Yeniden açık kalp ameliyatı riski yüksek bulunan ya da ameliyata uygun olmayan hastalar
Kimlerde gerekmez? Belirti vermeyen küçük kaçaklar genellikle ekokardiyografiyle izlenir. Kapak enfeksiyonuna (endokardit) bağlı kaçaklar kateterle kapatılmaz; enfeksiyon tedavisi ve cerrahi değerlendirme gerekir. Yapay kapağın kendisi bozulmuş ya da yerinden oynamışsa kaçağı kapatmak yerine kapak değişimi düşünülür.
Tedavi Seçenekleri: Kateterle Kapatma mı, Yeniden Ameliyat mı?
Seçenekler üç başlıkta toplanır: izlem ve ilaç tedavisi, kateterle kapatma ve yeniden kapak ameliyatı. İdrar söktürücüler ve kalp yetmezliği ilaçları belirtileri hafifletebilir, demir ve folik asit desteği kansızlığa yardımcı olabilir; ancak bu tedaviler kaçağı kapatmaz.
Yeniden ameliyat kaçağı doğrudan onarma ya da kapağı değiştirme imkânı verir; fakat ikinci kez yapılan açık kalp ameliyatının riski ilk ameliyattan yüksektir. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) kapak hastalıkları kılavuzu, ameliyat riski yüksek ya da ameliyata uygun olmayan, klinik olarak anlamlı kaçağı bulunan hastalarda kateterle kapatmanın düşünülebileceğini belirtir. Değerlendirmede kaçağın sayısına, şekline ve yerine, kapağın türüne (mekanik ya da biyolojik), hastanın yaşına ve ek hastalıklarına bakılır. Karar kardiyolog ve kalp cerrahının birlikte değerlendirmesiyle verilir.
İşlem Sonrası ve Riskler
Kontrol ekokardiyografileriyle kaçağın kapanma derecesi, kan testleriyle kansızlığın seyri izlenir. Kaçak her zaman tümüyle kapanmayabilir; birden fazla kaçağı olan hastada birden çok cihaz ya da ikinci bir işlem gerekebilir. Riskler arasında cihazın yerinden oynaması, yapay kapağın hareketine engel olması, kanama, giriş yeri sorunları ve inme bulunur.
Sonuç olarak, paravalvüler kapatma, kapak protezi uygulanan hastalarda önemli bir tedavi alternatifi olup, kalp sağlığını iyileştirir ve komplikasyon risklerini azaltır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Kapak ameliyatından sonra görülen küçük kaçakların çoğu belirti vermez ve kalbe yük getirmez; bu hastalar ekokardiyografiyle düzenli olarak izlenir. Tedavi, kaçak kalp yetmezliği belirtilerine ya da alyuvarların parçalanmasına bağlı kansızlığa yol açtığında gündeme gelir. Karar kaçağın büyüklüğüne ve hastanın şikâyetlerine göre verilir.
Kapağın dikildiği ya da yerleştirildiği dokunun kireçli olması, dikişlerin zamanla gevşemesi, kapak çevresinde enfeksiyon gelişmesi ve TAVI ile yerleştirilen kapağın damar duvarına tam oturmaması kaçağa yol açabilir. Kaçak ameliyattan hemen sonra fark edilebileceği gibi yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Nedeni, tedavi seçimini doğrudan etkiler.
Hayır, göğüs açılmaz ve kalp durdurulmaz. Kapatma cihazı kasıktaki damarlardan ilerletilen kateterlerle kaçak bölgesine yerleştirilir; seçilmiş hastalarda göğüs duvarından küçük bir girişle kalbin ucuna ulaşılır. İşlem genellikle genel anestezi ya da derin sedasyon altında, yemek borusundan yapılan ekokardiyografi eşliğinde yapılır.
Kansızlığın nedeni kaçaktan kaynaklanan hemoliz ise kaçağın kapanmasıyla alyuvar yıkımının azalması beklenir. Ancak kaçak her zaman tümüyle kapanmayabilir ve kansızlığın başka nedenleri de bulunabilir. Bu yüzden işlemden sonra kan değerleri düzenli olarak izlenir; gerekirse demir ve vitamin desteği bir süre sürdürülür.