
Auralı migren, baş ağrısından önce ışık çakmaları, zikzak çizgiler veya uyuşmayla kendini gösteren bir migren türüdür. Bazı kişilerde kalpte doğuştan küçük bir açıklık bulunur; buna PFO denir. PFO, auralı migreni olanlarda daha sık görülür. Ancak her migrende PFO aranmaz, her PFO kapatılmaz; karar nöroloji ve kardiyoloji birlikte verir.
Auralı migren nedir?
Auralı migren, baş ağrısından önce ya da baş ağrısıyla birlikte geçici nörolojik belirtilerin ortaya çıktığı migren türüdür. Migren hastalarının yaklaşık dörtte biri ile üçte birinde aura görülür. Aura belirtileri genellikle 5 ile 60 dakika arasında sürer ve tamamen geçer. Aura her atakta görülmeyebilir; aynı kişide auralı ve aurasız ataklar bir arada olabilir.
En sık görülen aura belirtileri şunlardır:
- Gözde ışık çakmaları, parlak noktalar veya zikzak çizgiler
- Görme alanında geçici kör noktalar
- El, kol veya yüzde uyuşma ve karıncalanma
- Geçici konuşma güçlüğü
PFO (kalpteki küçük açıklık) nedir?
PFO (patent foramen ovale), kalbin iki kulakçığı arasında doğumdan sonra kapanmamış küçük bir geçittir. Anne karnında bebeğin dolaşımı için gerekli olan bu geçit, doğumdan sonra çoğu kişide kendiliğinden kapanır. Yaklaşık her 4 kişiden birinde ise tam olarak kapanmaz.
PFO, kulakçıklar arasındaki duvarda gerçek bir doku eksikliği olan ASD’den farklıdır. Çoğu zaman bir kapak gibi kapalı durur; öksürme, ıkınma veya ağır kaldırma gibi anlarda geçici olarak açılabilir. PFO’su olan kişilerin büyük çoğunluğunda hiçbir sorun yaşanmaz ve bu açıklık ömür boyu fark edilmeden kalır. Gerektiğinde PFO kapatma işlemi ameliyatsız olarak yapılabilir.
Auralı migren ile PFO arasında ilişki var mı?
Evet, iki durum arasında bir ilişki vardır; ancak PFO’nun migrene doğrudan yol açtığı kesin değildir. Genel toplumda PFO yaklaşık %20-25 oranında görülürken, auralı migreni olanlarda bu oranın çalışmalara göre %41 ile %89 arasında değiştiği bildirilmektedir.
Bu ilişkiyi açıklamak için öne sürülen görüşlerden biri şudur: Normalde toplardamar kanı önce akciğerlerden geçer ve burada bir tür süzgeçten geçmiş olur. PFO varlığında kanın bir kısmı bu süzgeci atlayarak doğrudan beyne ulaşabilir. Bu kanla taşınan çok küçük pıhtılar ya da bazı maddelerin aurayı tetikleyebileceği düşünülmektedir.
Bununla birlikte, auralı migreni olanların önemli bir kısmında PFO yoktur ve PFO’su olan kişilerin çoğunda migren görülmez. Yani bir ilişki vardır, ancak bu ilişki tek başına migreni açıklamaz.
PFO kapatılınca migren geçer mi?
Her hastada geçmez. Bu konuda yapılan iki büyük randomize çalışmada (PRIMA ve PREMIUM), PFO kapatma işlemi migren ataklarını azaltma konusundaki ana hedefine ulaşamadı. Ancak ayrıntılı analizlerde, özellikle auralı migreni olan hastalarda atak sayısında belirgin azalma görüldü.
Bu sonuçlar, seçilmiş hastalarda PFO kapatmanın migren ataklarını azaltabileceğini, ancak herkes için bir tedavi yöntemi olmadığını göstermektedir. Bu nedenle günümüzde PFO kapatma, migren tedavisinin rutin bir parçası değildir. Migren tedavisi önce nöroloji tarafından ilaçlarla ve tetikleyicilerin kontrolüyle planlanır; bu alanda son yıllarda geliştirilen yeni koruyucu ilaçlar da dahil olmak üzere pek çok seçenek bulunmaktadır.
Kapatma işleminin de düşük olsa da kendine özgü riskleri vardır; örneğin işlem sonrasında bazı hastalarda atriyal fibrilasyon gelişebilir. Bu nedenle karar, beklenen fayda ile olası riskler birlikte değerlendirilerek verilir.
PFO ne zaman önem kazanır?
PFO, özellikle nedeni açıklanamayan bir inme veya geçici iskemik atak (kısa süreli inme belirtileri) geçirmiş kişilerde önem kazanır. Bacak toplardamarlarında oluşan küçük bir pıhtı, normalde akciğerlerde tutulur. PFO varlığında ise bu pıhtı kalbin sağından soluna geçerek beyne ulaşabilir. Kalpten beyne pıhtı atması bu şekilde de gerçekleşebilir.
Büyük çalışmalar, 60 yaş altında, başka bir nedeni bulunamayan inme geçirmiş ve PFO’su olan seçilmiş hastalarda PFO kapatmanın yeni inme riskini azalttığını göstermiştir. Bu hastalarda karar verilmeden önce inmenin başka bir kalp kaynağı olup olmadığı araştırılır; örneğin atriyal fibrilasyonu dışlamak için ritim holteri yapılır. Gerekli görülen hastalarda pıhtılaşma eğilimi de değerlendirilir. İnme ile kalp arasındaki ilişki ve inme sonrası pıhtı önleyici tedavi bu nedenle nöroloji ve kardiyolojinin birlikte çalıştığı alanlardır.
Auralı migreni olanlar inme açısından risk altında mı?
Auralı migren, PFO’dan bağımsız olarak da inme riskinde hafif bir artışla ilişkilidir. Çalışmalar bu riskin yaklaşık iki kat olduğunu göstermektedir; ancak genç yaşta inme zaten nadir olduğu için mutlak risk düşüktür.
Risk, sigara kullanımıyla belirgin şekilde artar. Auralı migreni olan kadınlarda östrojen içeren doğum kontrol hapları da inme riskini artırabilir. Bu nedenle auralı migreni olan kişilerin sigarayı bırakması ve doğum kontrol yöntemi seçerken bu durumu hekimiyle konuşması önemlidir.
PFO nasıl tespit edilir?
PFO, ekokardiyografi sırasında yapılan kabarcık (köpük) testiyle saptanır. Koldaki damardan, serum fizyolojikle hazırlanan çok küçük kabarcıklar verilir ve bu kabarcıkların kalbin sağından soluna geçip geçmediği izlenir. Geçiş, hastadan ıkınması istendiğinde daha belirgin hale gelir.
PFO’nun yapısını ayrıntılı görmek için yutak yoluyla yapılan transözofageal ekokardiyografi kullanılabilir. Beyin damarlarına geçen kabarcıklar ise transkraniyal Doppler ultrasonla saptanabilir.
PFO çoğu zaman başka bir nedenle yapılan ekokardiyografide tesadüfen fark edilir. Tesadüfen bulunan ve hiçbir şikâyete yol açmayan bir PFO için genellikle tedavi gerekmez.
Her migrende PFO araştırılmalı mı?
Hayır. Her migrende PFO aranmaz ve bulunan her PFO kapatılmaz. Migreni olan kişilerin çoğu için PFO araştırmasının tedaviye bir katkısı yoktur. PFO araştırması genellikle auralı migrenle birlikte nedeni açıklanamayan inme veya geçici iskemik atak öyküsü bulunan ya da nörolojik değerlendirmede gerekli görülen hastalarda gündeme gelir. Kapatma kararı ise nöroloji ve kardiyoloji tarafından birlikte verilir.
Ne zaman acilen doktora başvurulmalı?
Aura belirtileri ile inme belirtileri birbirine benzeyebilir. Aura bir saatten uzun sürerse, ilk kez ileri yaşta ortaya çıkarsa ya da vücudun bir yarısında güç kaybı, konuşma bozukluğu veya yüzde kayma görülürse vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Şüphede kalındığında belirtilerin migrene bağlı olduğu varsayılmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Kalpteki küçük açıklık (PFO), auralı migreni olan kişilerde genel topluma göre daha sık görülür. Ancak PFO’nun migrene doğrudan yol açtığı kanıtlanmış değildir. Auralı migreni olanların önemli bir kısmında PFO bulunmaz, PFO’su olanların çoğunda da migren görülmez. Bu nedenle ilişki vardır, ancak migreni tek başına açıklamaz.
Her hastada geçmez. Büyük çalışmalarda PFO kapatma, migren ataklarını azaltma konusundaki ana hedefine ulaşamamıştır. Ancak özellikle auralı migreni olan seçilmiş hastalarda atak sayısında belirgin azalma görülmüştür. Bu nedenle PFO kapatma migrenin rutin tedavisi değildir; karar nöroloji ve kardiyoloji tarafından birlikte verilir.
PFO’su olan kişilerin büyük çoğunluğunda hiçbir sorun yaşanmaz ve tedavi gerekmez. PFO, özellikle nedeni açıklanamayan bir inme veya geçici iskemik atak geçirmiş kişilerde önem kazanır. Bu durumda bacak toplardamarlarından kopan bir pıhtının PFO’dan geçerek beyne ulaşmış olabileceği düşünülür ve kapatma seçeneği değerlendirilir.
Hayır. Migreni olan kişilerin çoğu için PFO araştırmasının tedaviye bir katkısı yoktur. Araştırma genellikle auralı migrenle birlikte nedeni açıklanamayan inme veya geçici iskemik atak öyküsü bulunan hastalarda ya da nörolojik değerlendirmede gerekli görülen durumlarda yapılır. Test kararı nöroloji ve kardiyoloji tarafından birlikte verilir.
PFO kapatma ameliyatsız bir işlemdir. Kasıktaki toplardamardan ince bir kateterle kalbe ulaşılır ve açıklık, şemsiye benzeri bir kapatıcı cihazla kapatılır. İşlem ekokardiyografi eşliğinde yapılır ve hastanede kalış süresi genellikle kısadır. Hastaların çoğu kısa sürede günlük yaşamına döner. İşlemden sonra bir süre pıhtı önleyici ilaç kullanılması gerekir.